31 Temmuz 2013 Çarşamba

Gidenlerin ardından

Sahahleyin erkenden onun kımıltısını hissederim.Uyandığında yatağında sessiz şekilde durmasını ya da çıkardığı sesleri.her yerde anısı var.Yatak odasında eşyaları,arabada oyuncakları,buzdolabını açtığımda yarım kalan sütünü.Yalı'da yaptığımız kahvaltılar.Beni anlayan benimde onu anladığım onla geçirdiğim zamanlar.Karnı acıktığında gösterdiği tepki.hemen sandalyesine oturdup menünün ne olduğunu anlatırım.haşlanmış yumurtaya bayılır.kendisi yemek ister.Onun kokusu heryerde.Anılar her tarafa saçılmış.Onla beraberliğim çok anlamlı.Denizde sesini duyduğumda

başımı çevirdiğimde farklı bir kişi olduğunda hüzünlenirim.Birbirimizn dilini çözmüştük.Artık ev senin sesinle çınlamıyor.Oyuncakları oynayan yok.Senin için koşturmalarım bitti.ama sen daima benle berabersin Ege'cik.Gideli iki gün oldu özledim seni sanki aylar olmuş gibi.

11 Temmuz 2013 Perşembe

Torunum yaşamı keşfediyor

Torunum büyüyor.14 ay bitti. Hayvanları çok seviyor. Köpeğin adı hoo ho.Kuşlar k. Köpek ile kedi arasındaki farkı bilmiyor. Dün kedinin nasıl miyavladığını anlattım.. O da  meyav diye ses çıkarttı.Çimenlerde gezinirken otları koparmayı seviyor. Evdeki saksılar yükseğe çıktı. Onları sürekli koparmak istiyor. Çiçeklerin güzel ve aynı zamanda canlı olduğunu söylüyorum. Su onun için ma. Pazarda gördüğü her meyve mama. Her şeyi anlıyor. Televizyonun nasıl açılacağını öğrendi. Yanında televizyon izlememize rağmen. Konuşma yok ,onun yerine elleri ile ve ağzından çıkardığı hımm sesi ile her derdini anlatıyor. Annesine anne  diyor. Bana da anne diyor. Dün bir baktım koltuğa tırmanmış. Ne zaman büyüdü anlayamadım. Sürekli soru sormaya başladı. Yatağa yatınca bana lambayı gösteriyor. Bu ne anlamına gelecek şekilde on defa lamba olduğunu anlatıyorum. En sonunda ben ona soruyorum . İşin içinden öyle çıkıyorum. Ayın 14 ünde 15 ay bitecek. Geçenlerde bana misafirliğe geldi. Çok hoşuma gitti . Merdivenlere bayıldı. Kolayca tırmanıyor.  Ancak bacak aralığı yetmediği için inemiyor. Benden destek bekliyor. Büyüme sürecini beraber yaşamak çok güzel bir duygu.

Yüreğim yangın yeri mübarek

Felsefenin önemli sorularından bazıları tekrar usuma düştü. Ben kimim ? Neden varım? Nereden geliyorum? Nereye gidiyorum? Bu soruları artırabiliriz. Zaman zaman bu soruları düşünür kendimce cevaplarım. Felsefeyle ilk tanıştığımda bilginin zamana ,kişiye, duruma göre değiştiğini öğrenmiştim. Bu yaşanılanları gördükçe tek bir şey biliyorum o da hiç bir şey ;neler oluyor? Sorular sorular verilen cevaplar. Bu cevaplar beni tatmin etmiyor. Televizyonda şimdiye kadar izlediğim kanalların ne kadar anlamsız, yorumların ne kadar yanlı olduğunu gördükçe kahroluyorum. Sanki bir tiyatro izliyoruz. Bizler figüran. Bir şarkı takılıyor dilime. Güzel günler göreceğiz çocuklar

 Güzel günler göreceğiz çocuklar
Motorları maviliklere süreceğiz
 

Çocuklar inanın inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz güneşli günler


Hani şimdi bize
Cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır,
Yalnız cumaları ,yalnız pazarları

Hani şimdi biz
Bir peri masalı dinler gibi seyrederiz
Işıklı caddelerde mağazaları,
Hani bunlar
77 katlı yekpare camdan mağazalardır.

Hani şimdi biz haykırırız
Cevap:
Açılır kara kaplı kitap:Zindan
Kayış kapar kolumuzu
Kırılan kemik, kan
Hani şimdi bizim soframıza
Haftada bir et gelir
Ve çocuklarımız işten eve
Sapsarı iskelet gelir
Hani şimdi biz
İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Bunca olayların arasında içimdeki umut  karıncanın yürüyüşü gibi geliyor.