28 Nisan 2014 Pazartesi

Baharda Sinop

Her zaman ki gibi sabah yürüyüşümü aksatmadım. Karakum Palaj'ına kadar yürüyüş yaptım. Güneş bana hoş geldin demişti.Uykudan kalktığımda hava bulutluydu.Güneş açtığında yaz günlerinin özlemi ile üzerime yağmurluğumu geçirdim. Başıma şapkamı taktım. yoldaki ağaçları,kuşları,kuzuları selamladım.
                                                  Yol boyunca yeşillikler bana eşlik etti.
                                      Denize girdiğimiz yere ayak bastım. Yaz günlerini hatırladım.

                                                             Sahilin sessizliği huzur verdi.
                                  Kırlardan topladığım çiçekleri vazoya yerleştirmek ayrı bir zevkdi.
                                 Bazı sabahlar sisler içinde kaybolmuş şehirde kendimi aradım.
                                                     Papatyalar arsında kendimi buldum.
                                Sokağın sakinlerinden sevimli arkadaş dün akşamdan kalmıştı


                                            Gala ve latin çiçekleri evlerin bahçesinde çoşmuştu.
                                                  Çoban kuzularını otlatmaya çıkarmıştı.
Son saatlerde yalıda dostlarla yapılan kahvaltı, yaz günlerinin özlemine inat  insana huzur verdi. Ayrılık saati geldiğinde hüzünlü bir veda sardı yüreğimi.

26 Nisan 2014 Cumartesi

Oğlum oradan iki çay kap nükleersiz olsun

Sinop'lular birbirine böyle hitap eder olmuştu. Dün Ankara'dan Sinop'a Nükleere hayır mitingi için geldik .İnsanlar Türkiye'nin değişik kentlerinden gelmişlerdi. Mersin,Ankara, İzmir ,İstanbul ,Samsun vb Yaşlı çoluk,çocuk,genç .Kadını erkeği bir olmuşlar. NÜKLEER SANTRALI İSTEMİYORUZ diyorlardı.

                                         
                                       Bu güzel yarım adaya nükleer santral kurulmak isteniyor.


 Çok yorulmuştum. Yere oturdum. Yanımda ki bayanla sohbete başladık İsmi Fatma;Sinop öğretmen Lisesi mezunu.İlkokul öğretmeni. İlk eylemini Öğretmen Lisesi' nde yapmış. O yüzden bir yıl okulunu geç bitirmiş. O da Sinop için ,nükleere hayır için Sinop'taydı.

                                                           Artık resimler konuşsun.


                                   Çarşı grubu meşhur parçalarını söyleyerek insanları çoşturdu.









                                Beyler yürümekten yorgun düşmüşler. Dinleniyorlar.Nükleersiz hayat. Sen yoksan bir eksiğiz.SİNOP ÇERNOBİL OLMASIN.

23 Nisan 2014 Çarşamba

çiçekler yaşamın renklerini içinde taşır

Öyle çok seviyorum ki. Sabah ilk önce uyanır uyanmaz onlara merhaba diyorum. Bana yaşam sevinci veriyor.

                                                               Bodrum papatyası
                            Evde boş saksılar çoktu. Ben de adam yaptım .Acaba oldu mu?
Balkon kapsını açıp balkona girdiğimde gülün baygın kokusu beni karşılar hoş geldin der.
                                       Selçuk'tan fidelerini getirdiğim domates ve biberler.


                          Maydanoz ve sardunya. İnşallah kahvaltı için yakında toplayacağım.

Çocukluk halleri

Siz hiç karıncalarla oynadınız mı? Kuşların peşi sıra gidip onları kovaladınız mı? Ya da kelebeklerin peşinden koştunuz mu ? Bunları yapmayalı yıllar oldu. Ayakkabılarım elimde öğle sıcağında annemin bizi uyuduğu sandığı zamanda sessizce kapıyı kapatıp evden çıktığım günler aklıma geldi. Kuşları kovalama yerine hayatı kovalamıştık. Çocuk olmayı unutmuş birden büyük olmuştuk. Ne kadar uzak çocukluğum. Sabahleyin yürüyüş esnasında ilk yazdıklarımı bir kadın oğlu ile ilgili olarak  telefonda söylüyordu. Şimdi çocuk parkında kaydıraktan kayan torunumu izlemek dışında çocuklarla iletişimim yok. Bugün ne yemek yapılacak. Kim hangi  yazıyı bloğunda yazmış onları takip etmek. Yaşamın olağan hadiseleri içinde gecenin gündüzü kovaladığı gibi yaşamın peşinde koşmak. Alınan kitabın heyecanını duymak (Böğürtlen Kışı ) Yazdığım yazıya kimler yorum yapmış onları okumak. Dostlarla yapılan buluşmalar .Baharın üşütmeyen havasını koklamak.Doğanın yeşilliği altında dolaşmak. Biz büyüdük ve kirlendi dünya diyerek geçmişe atıfta bulunmak. Çocuk olmayı, çocuk kalabilmeyi özlemek .Yarının hesabını yapmadan çocuklar gibi heyecanlı olmak...galiba en güzeli bu.

14 Nisan 2014 Pazartesi

Doğum günü partisi

Sevgili torunumun dünyaya gelişinin ikinci yılıda bitti. ne yapabiliriz diye düşündük.Benim evde aile yemeği yapalım dedik.Ev süslemelerine bir hafta önceden başladık. Bir şenlik havasında devam etti.
Renk olarak sarıyı tercih ettim.Kitapçılardan gropan kağıdı aradım ancak bulamadım.Toptan satıyorlarmış. Var olan paketi açamazlarmış. Nasıl ticaret mantığı ise. Aklıma sarıyı koydum ya çare tükenmez. Sarı peçete aldım ve onlardan yaptım.
Tema olarakta hayvanlardan kelebek seçtim. Çünkü onun verdiği mutluluk gibi geldi kalbimize kondu.
                  İlkbahar günlerinde yürüyüş esnasında kelebekle karşılaşınca çok mutlu oluyorum.
                                Bir de kuşlar var Onlardabenim için özel. Çünkü özgürlük simgesi.
                                                                           Ve balonlar
Yemek menüsünde büyük haladan çerkez tavuğu, babanneden salata ,barbunya,el açma börek  pasta, eşimin teyzesinden  sarma ve annaneden ev partisi ;salatalar ve et.
Güzel bir akşama veda ederken kalbimizde özel yeri olan sevgili torunuma sağlık mutluluk ve güzel günler diliyorum.

12 Nisan 2014 Cumartesi

Yazmayalı çok olmuş

Bazen çoşuyor  anlatacaklarım çok diyorum. Konuşmak yetersiz gelince yazmaya dönüyorum. Bazen düşlerimde konuşuyor ve yazıyorum. Yaşantımı dış dünya ;doğanın uyanışı rütin yapılan yürüyüşler.Bugün dolu esnasında arabaya kendimi zor attım.Hele yağmur esnasında ortam harikaydı.Dikmen vadi'sinin yeşilliği ruhuma iyi geliyor. Uzun zamandır fotoğraf çekmemiştim.Sanki eski dostu özlemişim gibi geldi. Bugün bol bol çektim. Ev dünyası.Evde yapılan işler ,balkon düzenlenmesi, Torunun doğum günü parti hazırlıkları. tema olarak hayvanları seçtim. Renk olarak sarı ağırlıklı. Ektiğim domateslerin çiçek vermesinin sevinci ayrı. maydanozlar büyümeye başladı. Biberler ancak kendine geldi. Ay çekirdeği ektim.Ancak çok cılız çıkıyor.Sabah ilk ziyaretim çiçekler, sardunyalar çiçekte. Bir de siyasi hayat var. Kızgınlıklar ,öfkeler, umutsuzluk. Gelelim iç dünyama gel git arasında .Torun için yaptığım ev süslemesi çok fazla diyor kendime kızıyorum.Diğer tarafta karşısına geçiyor.Mutlu oluyorum. Tıpkı med cezir gibi. Bazen dünyayı sırtlamışım gibi geliyor. Bazen her şey bomboş . Bedenime bakıyor ne zaman yaşlanmışım diyorum. Yüzdeki kırışıklar yaşanmışlıktır diyeceğim ama oda kendimi kandırma gibi oluyor. Tüm bunlara rağmen kalk diyorum Günlük yaşamın ,yapılması gereken işlerin olması bile güzel. Enerjimi olumsuzluklara değil olumlu olanlara yönelt diyorum.


Dikmen Vadi'si Kiraz çiçekleri açmak üzere
Vadi'den şelale
Hep pencereden güllere bakmak hoşuma gitmiştir. Balkondaki gülüm tomurcuk dolu.
Duvarda sarkan çiçekler .Yakında daha çok çoşacaklar.